Kıdemli Başçavuş Ali FERT’in Yazdığı Mektup -1-

KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ALİ FERT’İN KOMUTANINA YAZDIĞI MEKTUP

Sayın;
Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı Komutanı Kurmay Kıdemli Albay Alpaslan ERDOĞAN Komutanıma:

Sayın Komutanım; ben 9 – 15 Kasım 2003 tarihleri arasında Genel Kurmay Gazi Heyeti olarak Kıbrısa gelen ve eski bir mensubu olarak sizin komuta etmekte olduğunuz, Kahraman, Şanlı Alayımı sizin sıcak ilgileriniz sayesinde ziyaret etme fırsatını bulmuş Kıbrıs Gazisi (E) Op.Tek.Kd.Bçvş. Ali FERT‘im.

Komutanım; bu fotoğrafları size göndermeye söz vereli altı aya yakın süre geçti, hayatta böyle bir yavaşlamam olmadı. Ama bu sefer istemeyerek oldu, üzgünüm özür diliyorum.

Komutanım; 1973 Şubatında Erzincan’da görevli iken Kıbrıs’a görev emrimi aldım. 1 Temmuz 1973’de İskenderun Akçay’da Özel Harp Eğitimine başladık. 25 Eylül 1973’de Magosadan Kıbrıs’a ayak bastık.(Rahmetli) (E) Korgeneral (İS. Kur.Alb.’dı o zaman.) Mustafa KATIRÇIOĞLU Komutanımda başımızda idi.

KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ALİ FERT

 

Sayın Komutanım; Resmi kayıtlarda, belge ve bilgi vardır. Ama ben kısaca yaşanan, uygulanabilenlerden kısaca bilgi arz etmek istiyorum. Eskiden (1973 savaşından önce) Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında görev verilecek personel (Subay – Astsubay) K.K.K‘lığımızda seçilir, personele tebliğ edilir, tam teşekküllü heyet sağlık raporu alanlar, belirtilen zamanlarda İskenderun Akçayda toplanırdı. Alayımızda görev alacak Erbaş ve Erlerde gideceği dönem mevcudunu yüzde 50 fazlası ile eğitim birliklerinden seçilip İskenderun’a gönderilirdi, Erlerimizin içinden eğitim ve her yönü ile uygun görülen gidecek esas mevcut seçilirdi. İskenderun‘daki eğitim esnasında bilmeyenlere yüzme eğitimi (Ben o eğitimi alanlardanım) dağcılık ve Komando vs. gibi eğitimler verilirdi.

Malumunuz olduğu üzere; 1960 anlaşmalarına göre bizim Alayımızın toplam mevcudu 650 insandı. Alayımız Sayın Komutanımız (Rahmetli – emekli) Turgut SUNALP Generalimizin (O zamanda Albay) Komutasında 16 Ağustos 1960 tarihinde bu mevcut ile Kıbrıs’a ayak bastı. Zaman içerisindeki gelişmelere ve gelişmelere bağlı deneyimler ile, Alay personelimizin yarı yarıya değiştirme sistemi daha uygun olduğu için, Alay personelimizin Yüzde 50’sini Eylül ayında, Yüzde 50’sinide Şubat ayında değiştirme sistemi oluşturulmuş. Mesela; 25 Eylül 1972’de Adaya gitmiş olan yüzde 50’lik mevcudu 1 yıl sonra 25 Eylül 1973’de biz değiştirdik.Şubat 1973’de Kıbrıs’a gitmiş olan Yüzde 50’lik mevcudu 1974 Şubatında gelen Yüzden 50’lik mevcut değiştirdi. Kıbrıs’a Giden her personel Kıbrıs’ta 1 yıl kalmış oluyordu. Bu süre takvim yılına göre değil kalınan süreye göre olduğu için 1 yıllık süre 2 takvim yılında sirayet etmiş oluyordu. Her yüzde 5o değişikliğe bir dönem deniliyordu. Bu nedenledir ki 16 Ağustos 1960’dan 25 Eylül 1973’e geldiğimizde benimde bulunduğum dönem 26. Dönemdir. Sonraları oturmuş bir sistem olarak Alay Komutanlarımız olarak Eylül dönemi değiştirmeleri ile Alay Komutanı yardımcılarımız Şubat ayı değişikliği ile görev değişimlerini devir alırlardı.

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı başladığında 26. ve 27. dönem olarak biz Kıbrıs’ta görevde idik. (Yanlış hatırlamıyorsam 28 Eylül) 1974’de normal şartlarda bizi değiştirecek 28. dönem yüzde 50’lik dönem personeli savaş başlayınca 22 Temmuz 1974’de girmeden Kıbrıs’a kendi açtığımız kapıdan ilk giren Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı personelidir. Başlarındaki Komutanlarımız da Kurmay Albay Eşref BİTLİS (Rahmetli Orgeneral – Şehit) ALLAH ONDAN VE ONUN GİBİLER DEN RAZI OLSUN vardı. Sayın Komutanım şu satırlarımı yazarken ben ağlıyorum. Bunu da samimi olarak ifade itiraf edeyim. Bu davalar uğruna ne değerlerimiz gitti ama çirkin siyasetçiler Şehitlerimin, Yüce değerlerimin, Atalarımın kanına, toprağına sahip çıkmadılar. Şu satırları yazarken Eşref BİTLİS Komutanım ve onun gibi nice silah arkadaşlarımın toz toprak içerisindeki halleri, Kıbrıs‘ın sıcağından, susuzluktan çatlamış dudakları vs. gözlerimin önünden gitmiyor. Ben askerim bunlar benim mesleğimin içerisinde var. Benim mesleğimin içerisinde siyasi oy ve ikbal uğruna, askerlerimin kanı ile suladığı canı ile bedelini ödediği toprağı gaflete düşüp, düşmana kaptırıp havaya nutuk atmak yok. Bunu hazmedemiyorum, hiçbir zaman. Sayın Komutanım sizi fazla meşgul ettim.

KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ALİ FERT

Sayın Komutanım; Bizim zamanımızda Kıbrıs‘a girişimiz Magosa‘dan Barış Gücü ve emniyetinde olduğu için üzerimizi hiçbir şekilde arayamazlardı. Aramak isteseler de aratmazdık. Şahsi eşyalarımız dahil. Diğer bütün getirdiğimiz erzak, araç vs. Barış Gücü kontrol eder arardı. Müsade edilmemiş ise bir kutu toplu igneği, bir sigara çakmağını sokmazlardı. Arama ve kontrol yapan Barış Gücünü yanında Rum ve Yunanlılarda bulunuyordu. 25 Eylül 1973 sabah saat 08:00 suları Magosa limanı gemiden karaya ayak basarken, karaya basacağımız yere altı metre kare genişliğinde sünger serip üzerini bizim gözümüzün önünde ilaçladılar. Bütün Dünya basını, Turist vs. orada bakıyor sebep “Türkiye’de hastalık vs. varmış Kıbrıs’a hastalık getiriyormuşuz.” Yutkunup bakmaktan, sabretmekten başka yapacak bir şeyimiz yok olduğu için kırılan gururumuzla Milletimiz adına içimiz kan ağlıyor ama sabredip bu kanı içimize gömmek zorundayız o gün için anlaşmalar gereği müsaade edilen ve Barış Gücünün denetimi dışında bir asker olarak bize lazım olabileceklerden hayati öneme hayiz olan getirebildiğimiz nispette üzerimizde getirmeye gayret ettik. Bu durumlar bizden önceki dönemler içinde aynı.

Sayın Komutanım; Ben teknik bir personelim ama askerim. Askerlik hayatım boyunca benim görev anlayışım ve bunda ısrar etmem pek çok Komutanlarım da dahil olmak üzere ve bil hassa meslektaşlarımca yadırgandı. Benim; düşünce, tutum ve davranışlarım bilerek ve bilmeyerek istismar edildi. Yerine göre karşımdaki Komutanım ” Benim emrime karşı geliyorsun.” dedi. Yerine göre meslektaşım ” Senden başka enayi yok mu” dedi. Atalarımın, Milletimin, Devletimin (Hükümetlerin demiyorum, dememde) Vatanımın menfaatleri hangisini icap ettiriyorsa ben o oldum o olmaya devam edeceğim. Savaşta düşman (Şu teknik personel, Şu muharip personel diye ayırmıyor.) Hatta ve hatta muharip sınıfı bile bilmek için öncelikle onun lojistik doktorlarını vuruyor. Toplu intikaller dışında muharip (Toplu bulunanlar dahil) sınıflara düşman kolay kolay  bombardıman, pusu, baskın, sabotaj yapmıyor. Lojistik birlikler her yönden birinci derece hedeftir. Bu nedenledir ki; gizlemeyi, örtünmeyi, savunmayı, pusu, baskın, sabotaja karşı koymayı, açlık ve susuzluğa tahammül vs. yi lojistik birlikler muharip birliklerden çok çok daha iyi bilmesi gerekir. Son Irak-Amerikan savaşını ele alacak olursak, Türkiye‘min güneyinden geçen Amerikan füzeleri Irak’taki lojistik ve stratejik yerleri vurdu. Bu nedenledir ki; yardımcı sınıflardaki meslektaşlarım, beni yanlış anlamasınlar, işin özünde görevleri muharip sınıflardan ağırdır. Tamir ettiği her silah, araç, gereç vs.’yi en az muharip sınıflar kadar bilmek zorundadır. Savaşta İkmal Bakım Bölüğünün savunmasını (her türlü) Piyade Bölüğü değil İkmal Bakım bölüğünün kendisi yapıyordu. Bu satırlarımı yazmamda hiç kimseye ders vermek veya  muharip sınıflarımızı küçümsemek kastı ve amacı taşımıyorum. Her birinin görevi ayrıdır. Ama bu ayrı ayrı görevlerin birleşmesinden ana görev ve sonuç ortaya çıkar bunu ifade ve arz etmek istedim.

Paylaş

Kıdemli Başçavuş Ali FERT’in Yazdığı Mektup -1- (1 Yorum)

Yorum Yaz

  1. Cihat dedi ki:

    Elinize sağlık .. Çok faydalı bir bilgi olmuş